İçeriğe geç

Yazar: admin

Dövüş Sporları İçin Devlet Destekleri

            Spor yapmak, zihin ve beden sağlığı için gereklidir. İlgi duyulan veya yetenekli olunan branşlarda spor ile ilgilenmek; süreklilik açısından önemlidir. Özellikle küçük yaşlardan itibaren spora yönlendirmek ve yönlenmek gerekir ki, spor yapmak yaşam biçimi haline gelebilsin.

            Ülkemizde Atletizmden Jimnastiğe, Yelkenden Dövüş Sporlarına kadar tercih edilebilecek çeşitli branşlar mevcuttur. Özellikle Dövüş Sporları son zamanlarda hem yetişkinlerin, hem de çocukların ilgi alanına girmiş bulunmakta.

Neden Dövüş Sporu Tercih Edilir?

            Kendini savunabilmek, fiziksel beceri edinmek, öz güven kazanmak, rekabet edebilmeyi öğrenmek, sorun çözme becerisini geliştirmek, odaklanmak, disiplinli olabilmek, zihinsel-bedensel dengeye ulaşmak gibi sebepler sayılabilir.

            Dövüş Sporları Nelerdir?

            Judo
            Kung Fu
            Karate
            Tai Chi
            Krav Maga
            Muay Thai
            Taekvando
            Boks
            Kick Boks
            Budokaido
            Eskrim
            Wushu
 
            Görüldüğü gibi dövüş sporlarının epeyce çeşidi bulunmaktadır. Bu alanla ilgilenmek isteyen yetişkin ve gençler; özel kurslara başvurabilecekleri gibi, devlet destekli spor kurslarına da katılabilirler.
           
Devletin Ne Gibi Destekleri Mevcut?

            Halk Eğitim Merkezleri, Gençlik Spor İl Müdürlükleri, Gençlik Merkezleri her yaştan insanın spor yapabilmesi için destek olmaktadır.

            Örneğin, Halk Eğitim Merkezlerinde ücretsiz kurslar açılmaktadır. Dövüş sporlarında, büyükler ve çocuklar yaşa göre gruplandırılarak kurs ekibi oluşturulmakta. Kursu bitirip ilgili sertifikayı alanlar ve başarılı olanlar,  spor kulüpleri ile Gençlik Spor İl ve İlçe Müdürlüklerinde, Milli Takımda uluslar arası yarışmalar için çalışabilirler.

            Devletin desteği sadece ücretsiz kurslar açmak değil elbette. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından, çeşitli projelere de ayni ve nakdi destek sağlanmaktadır. Ayni destek talebinde, bu desteğin mali karşılığı proje bütçesinde belirtilmelidir. Yılın belirli dönemlerinde proje teklif çağrısı yayınlanmaktadır. Sivil Toplum Kuruluşları proje tekliflerinde bulunabilir.
Proje teklifleri komisyonca değerlendirilir. Bakanın onayı ile proje desteği sağlanır. Rakamsal olarak projeye göre değişmekle birlikte, 10 bin ile 150 bin arasında destek almak mümkün.

            Yine Kosgeb aracılığı ile de destek alınabilir. Örneğin, Karate kursu için spor salonu açmak isteyen biri, gerekli şartları yerine getirip Kosgeb desteğine de başvuru yapabilir.

            Aklınızda dövüş sporu için bir proje varsa, spor yapmaya imkanı olmayan çocuk, genç ve yetişkinlere bu eğitimleri vermek istiyorsanız ya da dövüş sporuna ilgili istekli kişileri bu sporla buluşturmak istiyorsanız, devletten destek almak mümkün. Bunun için Kosgeb, Gençlik Merkezleri, Gençlik Spor İl ve İlçe Müdürlükleri ile Sivil Toplum Kuruluşlarına başvuruda bulunmanız yeterlidir.

Karatay Diyeti Nasıl Yapılır

            Canan Karatay medyada fazlasıyla karşılaştığımız bir isimdir. Profesör Doktor Karatay’ın bugüne kadar yayınlanmış olan 7 farklı kitabı vardır ve kitaplarda Karatay diyetini detaylarıyla anlatmıştır. Genel olarak bakıldığında bir diyet listesinden çok sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmaya yönelik bir listeden söz edilebilir.
 
            Örneğin şeker ve ekmek için ”tatlı zehir” ifadesi kullanılmıştır. Onun yerine sağlıklı yağlar, proteinler ve doğal karbonhidratlar tercih edilmiştir. Diğer diyetlerde sınırlandırılmış olan tereyağı, zeytinyağı türevi pek çok yiyecek Karatay diyetinde serbesttir. Hatta et, balık, süt, peynir, yoğurt, turşu da Karatay diyet listesine göre rahatça yenebilir.
 
            Uzman Kardiyolog Canan Karatay’ın çok başarılı bir kariyeri vardır. Pek çok vakıf üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Bugüne kadar Karatay diyeti adı altında yayınlanmış kitaplarında insanlara sıradan diyet listelerinin ömrünü bitirecek bir diyet tarzı sunmuştur.

Karatay Diyeti İçerikleri Nelerdir?

            Öncelikle ekmek, pirinç ve patates gibi karbonhidrat kaynaklarının terk edilmesi gerekir. Yemeklerde sızma zeytinyağı ve tereyağ kullanılmalıdır. Kesinlikle mısır özü yağı ya da ayçiçek yağlarından uzak durulmalıdır. Ekmek yerine kuru yemişler tüketilmelidir. Ceviz, fıstık, fındık, badem gibi karbonhidratları tüketirken kavrulmamış olmasına dikkat edilmelidir. Sağlıklı bir zayıflama isteyen herkes için kahvaltı günün en önemli öğünüdür.
 
            Sabahları proteini zengin enerjisi yüksek bir kahvaltı tercih edilmelidir. Bir gün içerisinde üç öğünden fazla tüketilmemeli ve her öğün arasında dört beş saatlik bir zaman aralığı olmalıdır. Akşamları 20.00’dan sonra yemek yenilmemelidir. Kızartma türlerinden kesinlikle uzak durulmalıdır. Yemekler uzun süre pişirilmeli, ancak besin değerlerini kaybetmemeleri açısından düşük ısıda pişirilmelidir. Evde hazırlanmış bol sirkeli ve az tuzlu turşular tüketilmelidir. Alkollü içecekler, şekerli, gazlı içecekler tüketilmemelidir. Her gün mutlaka iki litre su içilmelidir.

            Karatay diyeti özünde bakıldığında geleneksel bir beslenme biçimi izlenir. Yani köy tereyağı, organik meyve sebzeler, yöresel peynirler sıkça kullanılır. Şekersiz ve tatlandırıcı ilavesiz çaylar önerilir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından şişmanlık vücuttaki orantısız yağ artışıdır. Buna sebebiyet veren işlenmiş, şekerli gıdalar Karatay diyeti içerisinde yok sayılmıştır. Meyvelerin kabuklarıyla yenmesi gerektiği sıkça dile getirilmiştir. Bu da doğala yönelimin başka bir göstergesidir. 
 

Eğitim Ödeneklerinde Üniversitelerin Payları

            Ülkemizde hangi yıllarda hangi kurumun ne kadar ödenek alacağı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan bütçe görüşmeleri sonrasında belli olmaktadır. Bütçeler kurumların ihtiyaçları doğrultusunda belirlense de bir ülkenin hangi alanda yatırım yaptığını ve hangi alana daha çok önem verdiğinin göstergesi olarak kabul edilebilir.
 
Eğitim ve Üniversitelere Ayrılan Ödenekler

            Bütçe görüşmeleri sonrasında kurumlara verilen ödenekler sürekli değişiklik göstermektedir. Bununla birlikte bu bütçelerin kurumların içerisinde de hani alanlarda kullanılacağı veya daha büyük payın hangi alana aktarılacağı önem arz eder. Son yıllarda üniversiteler genelinde bakıldığında üniversitelerin payına aktarılan eğitim ödeneklerinin rakamsal olarak arttığı görülmektedir.
 
            Ancak incelenmesi gereken rakamlar değil oranlar olmalıdır. Nitekim rakamsal olarak artsa bile eğitim için milli bütçe içerisinden ayrılan oran azalmaktadır. Hâlihazırda kötü olan eğitim durumumuz için verilen değerin düşük olduğunun göstergesi olarak bütçe oranları yol göstermektedir. Bununla birlikte büyük çoğunluktaki ödenek eğitimin geliştirilmesine yönelik değil personel harcamaları için olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır.

Üniversitelerin Eğitim Ödenekleri

            Her üniversite kapasitesi, iş gücü ve personel sayısı bakımından değerlendirildikten sonra bütçeden bir ödenek alması gerekmektedir. Bundan dolayı her üniversite için belirlenen ödenekler farklı farklı olmaktadır. 2019 yılı bütçesinden en yüksek payı yaklaşık olarak 1.050.767.000 ₺ ile Ankara Üniversitesi almıştır.
 
            Sırasıyla bakacak olursak Ankara Üniversitesi’ni, 1.049.011.000 ₺ ile Hacettepe Üniversitesi, 990.022.000 ₺ ile İstanbul Üniversitesi, 878.195.000 ₺ ile Ege Üniversitesi ve 851.844.000 ₺ ile Gazi Üniversitesi izlemektedir. Ödeneği en düşük olan üniversite ise 21.300.000 ₺ ile Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi olmuştur. Bunu da sırasıyla 22.300.000 ₺ ile Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, 24.900.000 ₺ ile İzmir Bakırçay Üniversitesi ve 25.100.000 ₺ ile Tarsus üniversitesi izlemektedir.
 
            Eğitim ödenek pay dağıtımında ilk yirmi üniversiteye bakıldığında en çok ödeneğin 4 er üniversite ile Ankara ve İstanbul üniversitelerine verildiği görülmektedir. Bundan sonra 2 üniversite ile İzmir ili gelmektedir. Diğer 10 üniversite ile farklı illerde bulunan yükseköğretim kurumlarıdır. Üniversite bazında bakıldığında dahi bazı kamu kurum ve kuruluşlarından daha fazla alan üniversiteler olsa da yine de yetersiz olduğunu söylemek mümkündür.

Oyun İçin Kullanılan En İyi Grafik İşlemci

Oyunların artık gerçeğe yakın grafikleri yeni teknolojileri gerekli kılıyor ve firmalar da doğal olarak bunun için çalışıyor. Çoğu kişiye göre Nvidia firması özellikle son yıllarda geliştirdiği teknolojilerle rakibi AMD’nin çok önünde. 2019 yılına yaklaşırken Nvidia yeni RTX (Ray Tracing) yani ışın izleme teknolojisini duyurdu ve içinde bulunduğumuz yıl itibarı ile yeni oyun kartlarını piyasaya sürmeye devam ediyor. Nvidia, Turing ismini verdiği yeni mimarisi ile eskisine oranla 6 kata kadar daha fazla performans vaad ediyor.

An itibarıyla 2019 yılının en iyi grafik işlemcisi;

benchmark.ul.us verilerine göre 3DMark Fire Strike puanı 31381’le Nvidia RTX 2080Ti grafik kartı şu anda birinci sırada yer alıyor. Yeni Nvidia Turing mimarisiyle çıkış yapan kartın işlemci tarafı 1545Mhz saat hızında çalışıyor, kart aynı zamanda 4352 Cuda çekirdeği ve 12GB GDDR6 belleğe sahip. Listenin ikinci sırasında ise kardeşi Nvidia Titan V yer alıyor.

RTX teknolojisi bize neler sunuyor?

Nvidia oyun grafiklerinin kutsal kasesi olarak tanımladığı bu teknoloji ışığın fiziksel davranışlarını simüle ederek gerçek zamanlı, sinema kalitesinde görsel  yoğunluk seviyesi en yüksek oyunlara dahi benzeri görülmemiş şekilde taşıyor. Nvidia aynı zamanda bu nesilde DLSS (derin öğrenme süper örnekleme) ismini verdiği teknoloji ile grafik işlemciyi canlı görüntüler işlemek üzere eğiten ve aynı zamanda geleneksel düzgünleşme teknikleri kullanan önceki nesil grafik işlemcilere göre 2 kat daha hızlı çalışan RTX teknolojisini bizlere sunuyor. Şu anda tüm oyunlarda RTX teknolojisi desteklenmese bile zaman içinde oyunlara güncellemelerle RTX’in ekleneceği belirtiliyor.

RTX 2080 Ti için fiyatlar ise şöyle;

Piyasanın en iyi grafik kartı Amerika’da amazon.com üzerinde 1200$’lık fiyat etiketiyle satılıyor. Ülkemizde ise çeşitli firmaların sattığı kart, ortalama 8 bin lira civarında.

Peki AMD ne durumda?

Nvidia’nın rakibi AMD ise ancak listenin 9. sırasında AMD Radeon Pro Duo isimli ekran kartıyla kendine yer edinebilmiş. Görünen o ki Nvidia piyasaya sürdüğü grafik kartları ile zirvede olmayı sürdürecek gibi.

Sonuç olarak eğer bütçeniz uygunsa ve RTX teknolojisini deneyimlemek istiyorsanız piyasanın lideri 2080Ti size göre.

Kötü Oyunları Israrla Piyasaya Süren Şirketler

            Kötü oyunları ısrarla piyasaya süren şirketler; bu şirketler oyunun satış rekoru kırmayacağını, oyuncular tarafından pek beğenilmeyeceğini açık bir şekilde bilmelerine rağmen piyasaya sürerler. Ve sonuç tahmin edileceği üzere hüsran olur.

Bunu Neden Yaparlar?

            Kötü oyunları bile bile piyasaya süren şirketler sonucunu da düşünmelidirler. Böyle bir şey yapmalarının başlıca nedenleri oyunu yapmaları için verdikleri oyun geliştiricisi ile olan anlaşamama durumu ya da oyun geliştiricisinin başarısız olmasından kaynaklanabilir.

Sonucunda Ne Olur?

            Bu şirket bu oyun için yıllarını vermiştir ve maddi kaynaklar azalmaktadır. Oyun kötü olunca sil baştan yenisini yapmak aynı sürenin 2 katına çıkması demektir. Bunu yapmayıp oyunu piyasaya sürerler. Yani oyunun kötü olduğunu bilmektedirler. Gelen tepkilere boyun bükerler. Çünkü bu oyun için oyuncular yıllardır beklemiştir ve oyun kötüdür. Yine de şirket bir miktar bile olsa gelir elde etmiştir. 

Şirket İleride Ne Yapar?

            Şirket bu kötü oyundan sonra itibar kaybetmiştir. Yeni çıkacak oyun için oyuncular temkinli yaklaşır. Ancak herkesin içinde ”bir şans daha” düşüncesi vardır. Yine de balıklama atlamazlar. Şirket bu durumları gözden geçirince bir rapor hazırlamalıdır. İlk baş büyük umutlarla duyurulan bir proje, bu proje için geçen yıllar ve harcanan para, uğraş, sonuç; HÜSRAN!

Neler Yapılabilirdi?

            Projenin olabilirliği tartışılabilir, zorluğu göz önüne alınıp yapıma başlanıp başlanılmaması konuşulabilirdi. Beklentileri bu kadar yukarı çekmemeli, eğer bu kadar beklenilen bir oyun ise bu beklentiyi karşılamak için gereken altyapı veya bu altyapı yoksa sağlam bir oyun geliştiricisine yaptırılabilirdi. Tabi bu kazancın azalması demektir. Önceden böyle bir hüsrana uğranılır ise hata nerede olur diye ileri görüşlü hamleler yapıp, kusur en aza indirilebilirdi. Eğer ki bunlar yapılırsa bile oyun kötü olur ise oluşacak karmaşıklığı en aza indirmeye çalışılabilirdi.

Şirketin Hatası Neydi?

            Böyle bir hüsran tek nedenle olmayabilir. Birçok unsur bu hüsranı oluşturabilir. Belki oyun harika ilerlerken daha iyi olması için alınan risk şirketi uçurumun kenarına getirebilir. Belki de alınmayan risk bu olumlu havayı olumsuza çevirebilir. Ancak şirketin yaptığı hata genellikle ileri görüşlü olmayıp, bugüne göre hareket etmesidir. 

Nasıl Astrolog Olunur

            İlk olarak astrolog nedir sorusunun cevabına bakarsak, astrolog astroloji bilimi ile ilgilenerek yıldızların ve gök cisimlerinin hareketlerini inceleyerek ve zaman hesaplaması ile insan hayatına etkisi konusunda çıkarımlar yapan kimseye denmektedir. Astroloji kelimesi yıldız anlamına gelen Astron ve bilim anlamına gelen Logos kelimelerinin birleşimi ile oluşmuştur. Gök cisimlerinin hareketlerinin insan ilişkileri ve kişi üzerinde etkisi gelecek merakı ile çoğu insanın yoğun ilgisini çekmektedir. Astroloji kimi insan için ilgi alanı ve hobi iken kimi insan için meslek haline gelebilir.

             Bir astroloğun işi mevsimlerle belirlenen 12 burç, 10 gezegen ve 12 evden ve zodyaktan oluşur. Zoydak yaşam çemberi anlamına gelmekte ve 12 burcu ifade etmektedir. Bir astrolog gök cisimlerine bakarak haftalık, aylık, yıllık, hatta günlük tahminlerde bulunabilir.

Nasıl astrolog olunur?
            
            Kimileri bu yeteneklerin geçmişten geldiğine inansa da astroloji eğitimini nasıl alırım sorusunun cevabı burada. Bazı eğitim kursları astrolojiye merak ve ilgi duyan kimseler için eğitim vermektedir. Kurslarda kademeli eğitimler sonrasında başarılı olan kişiler bir sertifikaya sahip oluyor. Bu kurslar kursiyerlerine ilişkiler ve gelecek konusunda önsezilerini geliştirebilecekleri konusunda vaad vermektedir. Genellikle büyük şehirlerde bulunan kurslar internet üzerinden, posta yolu ile ya da birebir grup dersleri vererek eğitim sunmaktadır. 

Eğitimler ne kadar sürer?

            Temel seviye denilen birinci etap yaklaşık 1,5-2 yıl sürer bu etapta astroloji tarihi, burçların tanımı ve gezegenlerle kombinasyonları, evlerin tanımı, açı kalıplar, harita türleri, güneş-ay ilişkisi, sabit yıldızlar, arap noktaları, temel semboller, astorolojinin ne olduğu, teknikler ve bunları birbirine bağlama öğrenilir. Bu etapta bol bol harita yorumlanır ve bittikten sonra ileri etapta ön görü yeteneği geliştirilmesi hedeflenir ikinci etapta; sağlık, finansal, psikolojik, kariyer ve meslek, evlilik ve çocuklarla ilgili göstergeler öğrenilir temel daha sağlam olduğu için bu etap 1 yıl civarı sürer. Bu iki seviyeyi tamamlayan kişiye sertifika verilir.  

            Bunun dışında bazı kurslarda bu sertifikalar alındıktan sonra NCGR – PAA denilen uluslararası astrolog sertifikayı almaya yönlendirme bulunur ve bu uluslararası astrolog (NCGR – PAA) sertifikası almak için 4 aşamalı bir sınava girmek gerekir. 4. sınavı da başarı ilen geçenler bu belgeyi almaya hak kazanır. Ünlü bir astrolog olabilirseniz televizyonlarda, gazetelerde tahminlerinizi paylaşabilir duyuru yapabilirsiniz. Günümüzde bu mesleği sosyal medyadan, bloglardan icra etmekte mümkün ve önü açık bir yol olabilir. İsterseniz bu hobinizi ve yeteneğinizi sadece sevdiğiniz yakın çevrenizle de paylaşabilirsiniz elbette.

Merhaba dünya!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra yazmaya başlayın!